Hile denetimi pek çok işletmenin maruz kaldığı fakat yine pek çok işletme tarafından zamanında olarak tespit edilemeyen, tespit edildiğinde de sistematik önlemler alma yerine bireysel tutumlarla geçiştirilen ve bundan dolayı da ilerleyen dönemlerde işletmelerin tekrar tekrar karşılaştıkları ciddi tutarlarda maddi kayıplara neden olan temel bir problemdir.

Yolsuzluk ve suiistimal olarak da adlandırılan hileli işlemlere yönelik küresel ölçekte önemsenmesi gereken ciddi çalışmalar yapılmaktadır. Yapılan çalışmalar hem durum tespitine hem de alınabilecek her türlü önleme ilişkin uygulamadaki beklentileri yansıtmaktadır.

Amerika’da çalışmalar hileli işlemlerin işletmelere olan maliyetinin işletme gelirinin yaklaşık % 5’i civarında olduğunu göstermektedir. Küresel rekabet ortamında maliyet analizlerinin daha çok maliyet tasarruflarına yöneldiği günümüzde hileli işlemlerin işletmelere vermiş olduğu zararlar çok ciddi boyutlara ulaşmıştır.

Türkiye açısından hileli işlemler ve tespit sonrası aksiyon planlamasını biraz daha hassas hale getiren faktör işletmelerin ağırlıklı olarak aile şirketi yapılanmasına sahip olmasıdır. Bundan dolayı aile işletmelerinde yaşanan, çoğunlukla ortaya çıkmayan ortaya çıksa bile hukuki süreçlere aktarılamayan ciddi boyutlarda hileli işlem gerçekleştiği tahmin edilmektedir.

Türkiye özelinde hileli işlemlerin hukuki süreçlere aktarılamamasının bir diğer gerekçesi de kayıt dışı çalışma alışkanlıklarıdır. Hileye maruz kalan taraf hem hileli işlemi ispat edememekte hem de hilekarın “işletme sırlarını” kamu otoritesiyle paylaşma tehdidiyle karşılaşmaktadır.

İşletmelerin sağlıklı bir iç kontrol ortamına sahip olacağı, iç denetim yapılanmasının tamamlanacağı, hile belirtilerinin risk analizlerine dahil edileceği ve hile denetimi süreçlerinin alanında uzman hile denetçileri tarafından icra edileceği geleceğin Türkiye’sinde hileli işlemlerin sıklıklarının ve işletmelere olumsuz yansımalarının azalacağı kabul edilebilir.

Çalışmada hile denetimi, hile türleri, hile belirtileri, hile soruşturmaları, soruşturma teknikleri ve hile denetiminde raporlama incelenmiştir. Teorik açıklamalar geçmiş yıllarda yaşanmış işletme hileleri özelinde vaka analizleri üretilmiştir. İmar Bankası ve Daimler başta olmak üzere pek çok işletmede sıklıkla karşılaşılabilecek hile türleri vaka çalışmalarına konu olmuştur.

Hileli işlemler ve etik aykırılıklar birbirleri ile iç içe geçmiş biri önlendiğinde diğeri de çoğunlukla önlenebilen iki çalışma alanıdır. Uluslararası literatürde etik aykırılıklar ve iç denetim alanında çalışmalar olmakla beraber Türkçe literatürde eksiklik olduğu bilinen bir gerçektir. bu gerekçelerden hareketle çalışma; “Etik Kurallara Uyumda İç Denetimin Rolü ve Türkiye Uygulaması” isimli araştırma ile desteklenmiştir.

Uygulama araştırmasının temel bulgusu; iç denetim biriminin organizasyonel statüsünün etik kurallara uyumu denetlemede önemli bir etkisi olduğu yönündedir. Araştırmanın bir diğer önemli sonucu da; etik kurallara uyum ile en iyi kurumsal yönetim uygulamalarının kurumda tatbiki arasında direkt bir ilişkinin varlığıdır.

Beta Kitap